|
 |
 |
| Genç Yazarlarımız |
|
| Reklam |
İMAN ETMEDİKCE CENNETE GİREMEZSİNİZ, BİRBİRİNİZİ DE SEVMEDİKCE İMAN ETMİŞ OLAMAZSINIZ!
H.z. Muhammed
Adrese Git |
|
|
|
| AK PARTİ 25 YAŞINDA |
2002-2026 AK PARTİ HİKÂYESİ
(Ak Parti İcraat Karnesi) (Çeyrek Asırlık İktidar)
AK Parti'nin iktidarda çeyrek boyunca asırlık (2002–2026) dönemi, eleştirel bir bakış açısıyla gelişmesi; Bunları görürüz… 'eleştiri yoksa durağanlık, duraganlık varsa cürüme başlar. Fikri Adil'
İlk yıllardaki görece ekonomik rahatlama ve reformist havanın yerindeki büyümenin derin bir kurumsal gelişima, yüksek enflasyona, hak özgürlük ve kısıtlamalara ayrıldığı görülebilir… Yoksullukla, yasaklarla, Yolsuzluklar mücadele için gelen yönetimlerimiz bu gelişmelerin daha önceki dönemlerden daha fazla sicilinin bozulduğunu dramatik bir bakış ile görünürüz… Ak Parti Gelirken Adalet ve Kalkınma Demiş, Yolsuzluk, Yasak ve Yoksullukla Mücadele Demiş, Sonuç Ne Olmuş?
Örneğin yolsuzluk meselesine bakalım mı? Türkiye, Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün yayımladığı 2025 Yılı Yolsuzluk Algı Endeksi'ne göre Türkiye 31 puan alarak yolsuzluk skorunda 182 ülke arasında 124. Sırada yer aldığı görülmektedir…
Yoksulluk kokusuna bakalım mı: Şimdi çeşitli sivil toplumun yoksulluk ve yoksulluğu sınırlamasını sağlayan bazı göstergeler var… bunlardan biri Türk-İş Temmuz 2026 Geçim Koşulları Detaylarına Bakacak Olursak ..
Açlık Sınırı (Aylık gıda harcaması): 36.940 TL 37-38 bin lira gelirimiz yoksa bırakmak eksiklikten yoksunluk sınırındayız demektir… Asgari ücreti 28.000 TL, Emekli Maaşı 23.000 TL
Yoksulluk Sınırı (Gıda + diğer zorunlu harcamalar): 120.325 TL yoksulluk sınırını 28.000 TL asgari ücretle yoksulluk sınırı kıyaslandığında 4 katı aşan bir oran olduğunu görüyoruz…
120.000 TL yoksulluk sınırıyla emekli maaşını karşılaştırdığımızda 5 katı aşan bir oran görüyoruz, bütün bunların açlık düzeyinde, yoksulluk düzeyinde ne kadar çok vatandaşımızın olduğunu gösteriyor. Demek ki yoksulluk sorunu çözülememiş…
Makro Ekonomik Göstergeler ve Yoksulluk Borç ve Enflasyon: İlk dönemdeki genişleyen dış sermaye akımları ve özelleştirmelerle sağlanan büyüme, ilerleyen yıllarda sıcak para üretimi ve üretimden kopukluk nedeniyle tıkanmıştır.
Dış borçlar 500 milyar doların üzerine çıkmış, kronikleşen yüksek enflasyon harcanan alım gücü ise insanların nasıl zor şartlarda yaşadığının göstergesidir..
Gelir Dağılımı ve Yoksulluk: "Yoksullukla mücadele" vaadiyle iş başına gelen iktidar, sosyal yardımları kalıcılaştırmış; asgari ücretle çalışanların ve dar gelirlilerin mili gelirden aldığı ödemenin kesilmesiyle yoksulluk büyük halk kesimlerine yayılmıştır, düşünülebilir… Türkiye'de 3 milyon 991 bin 766 haneye yardım ediliyor, bunu 4.000.000 hane olarak yuvarlaksak, her hanede ortalama 4 kişi yaşar dersek 16.000.000 kişinin sakatlığından yardım alıyor demektir. Yoksulluk çok yaygınlaşmış olabilir…
Demokratik Hukuk ve Yolsuzluk Algısı, Hukukun Üstünlüğü: Kuvvetler ayrılığı ilkesinin zayıfladığı, yargı bağımsızlığının tartışmalı hale geldiği ve denge-denetleme mekanizmalarının işlevsizleştirildiği eleştirisi yapılmaktadır. Parti devleti, devletin partisine dönüşmek üzeredir, Ak Partili Siyasetçiler bu konuda sık sık CHP’yi eleştirmekteydiler, şimdilerde kendileri aynı eleştiriye maruz kalmaktadır…Adalet tarafındada başarısızlık içinde denilebilir…
Yolsuzluk: Kamu ihalelerinde şeffaflığın azalması, istisna maddelerinin (örneğin 21/b) yaygın kullanımı ve uluslararası Yolsuzluk Algı Endeksi'nde Türkiye’nin alt sıralara gerilemesi, rüşvet ve kayırmacılık iddialarının odağında yer alan bir ülke görünümüne neden olmaktadır…
Yasaklar ve Özgürlükler Alanı Medya ve İfade Özgürlüğü: Basın kuruluşlarının büyük kısmının iktidar çizgisine gelmesi, gazetecilerin yargılanması ve sosyal medya ile web sitelerine getirilen milyonlarca erişim engeli, Göz altında gazeteciler ve Deniz Göktaş gibi komedyenler dikkate alındıgında "yasaklarla mücadele" sloganının tersine döndüğünü söyleyebiliriz…
Toplumsal Muhalefet: Hak arama eylemlerinin, grevlerin ertelenmesi veya yasaklanması ve toplanma özgürlüğünün kısıtlanması, demokratik hakların daraltıldığı temel alanlar olarak öne çıkmaktadır.
Asıl sorun ise bana göre üretim az, üretim gücümüz ithalat ile duruma uğratılmasıdır. Öte yandan az olan üretimden gelen paylaşım ise zengini daha da zengin yapan, fakiri daha fakir yapan, orta diregi dağıtan bir model uygulanmasıdır…
AK Parti'nin iktidarda olduğu dönemde ekonomik eşitsizlikleri gösteren Gini katsayısı, ilk yıllarda bir düzelme (iyileşme) eğilimi göstermiş, ancak 2014-2015 sonrasında artan enflasyon ve ekonomik dalgalanmalarla birlikte yeniden belirgin bir bozulma (ekonomik adaletsizlikte artış) süreci yaşamıştır.
İlk Dönem (2002–2014)Katsayının Düşüşü: 2000'li yılların başında ve 2010'lu yılların ilk yarısında, TÜİK verilerine göre Gini katsayısı (0 tam eşitlik, 1 tam eşitsizlik demektir) 0,43-0,44 seviyelerinden 0,38-0,39 bandına kadar gerilemiştir. Sonraki Dönem ve Günümüz (2015 sonrası) ekonomik eşitsizlikler Katsayının Artışı: 2014 yılından itibaren tersine dönen eğilimle Gini katsayısı yeniden yükselişe geçerek 0,41-0,44 aralığına tırmanmıştır. En Zenginlerin Payı: Toplumun en yüksek gelir elde eden %20'lik kesiminin toplam gelirdten aldığı pay %48'in üzerine çıkarken, en düşük gelirli kesimin payı çok sınırlı kalmıştır. Ak parti hep başarısız işlere mi imza atmıştır yok başarılı alanlarını da siciline ekleyerek yazıya devam edelim mi?
En başarısız ve Başarılı Olduğu Dört alan!! En Başarılı Olunan İlk 4 Alan Nedir Dersek?
Ulaşım ve Fiziksel Altyapı: Otoyollar, yüksek hızlı tren hatları, tüneller, köprüler ve havalimanı yatırımları makro düzeyde iç piyasayı hareketlendirdi. Logjistik maliyetlerini düşürdü ve somut bir "kalkınma ve görünür hizmet" rızası üretti. Yap işlet devret modeliyle yapılan otoyollar, köprüler, tüneller nakliye maliyetlerini artırdığı görülmektedir…
Savunma Sanayii Yerlileşme Hamlesi: İHA/SİHA teknolojileri, yerli mühimmat ve askeri sistem geliştirme projeleri, devlet-özel sektör ortaklığıyla dışa bağımlılığı azalttı. Geniş bir toplumsal ve ideolojik kesimde millî gurur/güvenlik söylemiyle konsolidasyon sağladı.
Sosyal Politikalar ve Sağlıkta Dönüşüm (Genel Sağlık Sigortası): İlk dönemde hayata geçirilen şehir/devlet hastaneleri, ilaç erişimi ve genişletilmiş sosyal yardım mekanizmaları (kömür, gıda, nakdi yardım), alt gelir gruplarının sisteme entegrasyonunu sağladı.
Seçmen aidiyetini pekiştirdi, Seçmen İletişimi ve Siyasal Örgütlenme: Kitle mobilizasyonu, kampanya yönetimi ve taban örgütlenmesi bakımından parti, literatürde az rastlanan bir sürdürülebilirlik gösterdi. Toplumsal talepleri okuma ve siyasal dili dönüştürme becerisi, uzun süreli iktidarın temel taşı oldugu gözlenmektedir…
En Başarısız Olunan İlk 4 Alan
Makroekonomi ve Gelir Dağılımı Adaleti: Enflasyon, Türk lirasının değer kaybı, yüksek hayat pahalılığı ve cari açık; ilk dönemdeki refah artışı kazanımlarını aşındırdı.
Büyümenin rant/inşaat odaklı kurgulanması ve üretim ekonomisinden kopuş, yapısal krizlere yol açtı.
Kuvvetler Ayrılığı ve Yargı Bağımsızlığı: Hukukun üstünlüğü, yargının tarafsızlığı ve denge-fren mekanizmalarının zayıflaması; kurumsal çürüme tartışmalarını tetikledi. Uluslararası endekslerde (hukuk, yolsuzluk, basım özgürlüğü) gerileme yaşandı. Yasaklar ve Adaletsizlik içindedir diyebiliriz…
Eğitim Sisteminde Sürdürülebilirlik ve Kalite: Sık değişen sınav sistemleri, müfredat reformları ve bakan sirkülasyonu, kamusal eğitimin niteliğinde standart kaybı yarattı. Liyakat esaslı kadrolaşma ve PISA gibi uluslararası ölçümlerdeki düşüşler kronikleşti. Ayrıca göçmen sorununu tamamen işin kontrol etmeyerek işin dogasına bırakması…
Göçmen ve Sınır Yönetimi Politikaları: Plansız ve açık kapı stratejisiyle gelen kitlesel düzensiz göç dalgaları, demografik yapıda, iç güvenlikte, kentleşme ve entegrasyon süreçlerinde uzun vadeli sosyolojik ve ekonomik yükler/sorunlar doğurmaya acık bir sosyal yapı oluştu..
Benim bakış acımla Ak Partinin sicili bunlardan oluşmuştur, mantıkdışı bir lisan etmişsem affola, selam ve Saygılarımla..
Hüseyin Benek – vatandasfikri.com – 15.8.2024
Kaynaklar
|
| |
|
| Bu Üyenin Diğer Yazıları |
|
|
|
|
| Reklam |
“Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur."
M.Kemal Atatürk
Adrese Git |
|