|
 |
 |
| Genç Yazarlarımız |
|
| Reklam |
İMAN ETMEDİKCE CENNETE GİREMEZSİNİZ, BİRBİRİNİZİ DE SEVMEDİKCE İMAN ETMİŞ OLAMAZSINIZ!
H.z. Muhammed
Adrese Git |
|
|
|
| EKONOMİK HATA!!! |
EKONOMİK HATALAR! KAMUSAL ZARARLAR!!
Ekonomi üretim, paylaşım, tasarruf, yatırım, teknolojik gelişme üzerine kurulursa gerçek ekonomi olur, bize yap ihale kap rantiye, üzerine olduğu için ekonomik eşitsizliklerinde kaynagıdır ekonomik modelimiz. Bunları bir kenara not ederek bizim ekonomik olarak neden düze cıkamadığımızla ilgili bir kaç yanlış ekonomik kararlara bakalım mı?
2004 yılından 2025 sonuna kadar, dış dünyaya 304 milyar dolar ödeme yaptık. Bu tutarın232 milyar doları faiz ve portföy geliri ödemelerine, 72 milyar doları doğrudan yabancı sermaye kar transferlerine gitti. 232 milyar dolarlık faiz ve portföy ödemesi içindeki faiz tutarının 200 milyar dolar, temettü ödemesi tutarının da 32 milyar dolar olduğunu tahmin ediliyor. Bu kadar para ödedik ama dışarıya olan borcumuz azalmadı, aksine 2003 yılı sonundaki dış borcumuzu 144 milyar dolardan 2025 sonunda 565 milyar dolara çıkardık. Faiz lobisine nas var diyerek bize doğru yüksek perdeden konuşan siyasilerimiz, nasıl bir zarar vermek bunu görmek gerek…
Bu kadar dış acık, bu kadar borç, bu kadar faize neden oluyor, bedeli ne olursa olsun, döviz bulmak, yurt dışından bulacağınız borçlara ve sıcak paraya yüksek faiz vermek zorunda kalıyoruz… Bunları dönemler halinde bakacak olursak yurt dışına yapılan brüt faiz ödemeleri her yıl önemli artışlar gösterdi.
Bunlara son üç yıla baktığımız da 2023’te 14.5 milyar dolar // 2024’te 20.3 milyar dolar // 2025’te 24,7 milyar dolar oldu. Son üç yılda yurt dışına ödediğimiz faiz 59 -60 milyar dolar demektir ki.. Bunu günün dolar kuru 47 TL ile çarparsak 250 milyar TL civarında yurt dışı faize para ödemişiz…. Bu üç yıllık faiz ödemesi, 2026 ilk altı ayında yaklaşık 1 trilyon 480 milyar lira faize para verilmiş, aynı dönemde sosyal güvenlik programına ayrılan kaynak ise 723 milyar lira olduğu bilgilerine ulaştım…
Başka bir sorun ise özelleştirmelerle verilen zararlar…
Türk Telekom Lübnanlı Hariri ailesi ve Suudilerin ortak olduğu Oger’e 6.5 milyar dolara satıldı.
İlk olarak şunu belirtmeden geçemeyeceğim, Türk Telekom’un yüzde 55’i, Suudi bağlantılı Lübnanlı Hariri ailesine satıldığında borcu yoktu ve kasasında 2 milyar civarında para vardı. 1 kuruş ödemeden Türk Telekom üzerinden milyarlarca dolar vurgun yapan, kamuyu zarara ugratan bu kişilerden hesap sormak yargımızın görevi, her vatandaşın hakkıdır.
Daha yakın tarihde Irak dan sözleşmelere uymadan yasal olmayan yollarla petrol alışverişi yapıldığı için 1.471.000.000 Dolar cezaya çarptırıldık, kim bu kacakcılığı yaptı, kim buna göz yumdu bunun bir soruşturması, cezası olmayak mı? CHP’li belediyeler yogurdu üflemeden yediler, elini kıcına koydular, ahmak dediler, corba dagıttılar, bardak aldılar ve konser verdiler diye soruşturma konuları olurken.. Bu kadar zararı verenler neden sorumlu degiller, soruşturmadan azadeler..… Sonra birde tekel satışı var, buradan satışlar aşamasında nasıl para kaybettiğimiz, sonrası için de bu şirketler nasıl para kazandılar, yurt dışı merkezlerine para aktardıklarını düşünmeliyiz.. Tarihleri ve rakamlarıyla Tekel satışına bakacak olursak, şu zararları görürüz…
Tekel Satış tarihi 2003: Devlet → Mey İçkiye 292 milyon $ sattı 2006: Mey İçki → TPG’ye 810 milyon $ sattı 2011: TPG’ye → Diageo’ya 2,1 milyar $ sattı 300 milyon dolara sattığımız kamu şirketi 8 yılda 2 milyar, 100 milyon dolara satıldı…
Tekel sigara bölümü 2008 yılında Satış bedeli: 1,72 milyar ABD doları ile British American Tobacco ‘ya satıldı… Buradan nasıl bir zarar söz konusu bilmiyorum, asıl beni ilgilendiren bu özelleştirmelerden toplam 70-75 milyar dolara yakın para gelmiş olmasına rağmen bu paralarla, toplanan vergilerle ne yapıldı? Oysa, köprü, havaalanı, alt ve üst geçit şehir hastaneleri, yap işlet devret modelleriyle yapıldı… O zaman bizim adımıza temsilen devletin hazinesini yönetsin diye seçtiğimiz hükümeti yeteri kadar denetleyememişiz demektir. Denetleyici kurumlarda hükümet baskısıyla denetleyemez olmuşlar.. Belkide en önemlisi hukuki, ekonomik, siyasi, yargısal denetimin, vatandaşların hukuka uygun tepkisinin olmaması bu keyfi yönetimlerin nedeni olabilir… Sadece yönetici seçmek yetmez, bunların denetimini saglamak, kamu yararı için çalışmalarını saglamak da hepimizin görevi ve sorumluluğudur. Bu sorumluluk bilinciyle hareket etmek dilegiyle, selam ve sevgilerimle…
Hüseyin Benek – Hüseyin Benek – vatandasfikri.com – 23.7.2026
Kaynaklar
3* Yazıda YZ kullanılmıştır
4* https://www.birgun.net/makale/faizciye-musfik-emekliye-gaddar-724635
|
| |
|
| Bu Üyenin Diğer Yazıları |
|
|
|
|
| Reklam |
“Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur."
M.Kemal Atatürk
Adrese Git |
|