ALGILATILAN, ALGIDA SEÇİCİLİĞİN DÜŞÜNSEL ve DAVRANIŞLAR SONUÇLARI…
Algılatılanlarla, Başkalarının İrade Kuklası Olmayalım, Kendi İrademizi Akılla, Gerçek Bilgiyle Kullanalım. Fikri!?Adil
Şimdi Baydım Diye Bir ABD başkanı vardı, Muhalefeti desteklemek lazım dedi, bütün sahibinin sesi medya bu haberi Türkiye de duymayan kalmayacak şekilde, bular Amerika’nın adamıdır, yorumlarıyla sundular ve algıyı yarattılar.. Seçimi kazandılar, sonuç ne oldu, vatandaşa garibanlık, faizciye, yap işletcilere kıyak.. Şimdi başka sonuçları yaşıyoruz, ABD başkanı sanki Cumhurbaşkanımız için ben ne dersem onu yapar gibi konuşmalar yapıyor… Şimdi bunlardan bazılarını kaynaklarıyla buraya yazıyoruz…
Trump'tan Erdoğan'a: "Senin için çok şey yaptım, sıra sende"
Trump, Hamas'ın rehine-mahkûm takasını kabul etmesinde Erdoğan'ın çok yardımcı olduğunu açıkladı. ABD'li bir yetkiliye göre Trump Erdoğan'a "Ben senin için çok şey yaptım, şimdi de senin bunu yapmana ihtiyacım var" dedi. Tarih 5 Ekim 2025,
Trump: Erdoğan'ı aradım, o da Rahip Brunson'ı serbest bıraktı. Bu, Hristiyan-Evanjelik topluluğumuz için harika bir şeydi" ifadelerini kullandı.. Tarihi 25/09/2025
Daha gerekli gereksiz uçaklar almak için yaptığı sözleşme, ABD’ye Tarım ürünlerinde ve Araba da gümrük indirimi.. Bana bunlardan daha Tuhaf geleni, doğal gaz anlaşmasının İran’la degil, Rusya ile degil, Türkmenistan’la degil ABD ile yapılması ki… 1500-2000 km yakınımız komşumuzda olan dogal gazı, 3-4 bin kilometre öteden gaz alma sözleşmesi yapıyoruz, üstelikte Rusya ile mevcut bir dogal gaz boru hattı varken… Demekki ABD başkanı ne derse o oluyor… Şimdi ne olacak, bizde sahibinin sesi medya gibi her şeyin suçlusu dış güçler mi, diyecegiz… Devam edelim mi? Etmeyelim, biz iktidar partisi, lideri söz konusu olduğunda neden böyle düşünüyoruz, muhalefet partisi, lideri söz konusu olduğunda neden böyle düşünüyoruz? Bunun üzerine düşünelim mi?
Öncelikle kusuruma bakmayın, biz güçlü karşısında yalakalanır, güçsüz karşısında efeleniriz, devletin gücünü kullanan iktidardakilere karşı da böyle bir durum var diyebiliriz.. İlk neden bu…
Başka nedenler ihale ve makam beklentileri, iktidar sahiplerinin hataları görmemeyi bırakın bunlar hata dahi olsa bile bile alkışlarlar.. İhale alınacak, makam verilecekse, iktidar sahiplerinin hataları bile alkışlarlar.. Al makam ver alkış…
Samimi bir şekilde desteleyen grup yokmudur vardır, bunlar kimi dini gerekçeyle, kimi milli gerekceyle, kimi başka seçenek yok diye destek ve oy verirler.. Bunlar genel olarak ortalama esnaftır, yoksul köylüdür, yoksul emeklidir, işsizdir… Bazılar gerçekten de iktidar sahiplerini neden sevebilir, bunu bilemedim… Ben genel olarak siyasetçileri sevmem, doğru karar aldıkca desteklerim, yanlış karar aldıkca tepki gösteririm.. Yanlış karar alan siyasetci iktidardaysa, seçimde muhalefete oy veririm.. Neden yanlış karar alanlar ülkemize toplumumuza zarar veriyorlar diye… Böylece ..
Siyasetçiye aşık olunmaz, siyasetci sevilmez doğru karar alanı desteklenir, yanlış karar alan desteklenmez… Algıda seçicilik gibi hataya düşmez, gerçeklere bakarak, gerçek siyasal tercihlerde bulunuruz... Siyasal tercihler kişisel olarak bir gömlek, bir araba, bir teflon tercihine benzemez… Bunları alırken bile nasıl incelendigini sık dokunulduğunu görüyoruz.. Ülkemizi yönetecek kişi cep telefonundan daha az önemli degildir, on defa daha çok araştırarak siyasal tercih, destek içinde olmalıyız.. Yoksa, Toplum/millet Ülke olarak kendi elimizle zarara uğrarız .. Son olarak algıda seçicilik nedir dersek?!?
Algıda seçicilik, insanın çevresindeki sayısız uyarıcı arasından ilgili, önemli ya da beklentilerine uygun olanları fark etmesi, diğerlerini ise fark etmemesi ya da geri planda bırakmasıdır.. Biz neyi önemsiyoruz, reklamcı, siyasetci önce onu belirliyor sonra bize ona göre konuşuyor..
İnsan, görmek istediğini görür; duymak istediğini duyar, beklediği, istediği, yalana kanar, kültürel içerikler yüklenmiş yalana kanmak daha kolay olur… Propaganda ve reklam tamda bunu yapar, biz bunu bilisek, algıda seçicilik tuzagına düşmeyiz..
Neye göre seçeriz? *İhtiyaçlarımıza uygunsa gelen bilgi.. İnançlarımıza, değerlerimize, geleneksel söylemlere ve geçmiş deneyimlerimize uygunsa.. Bizde algı yaratmak isteyenler zaten milliyetçi, dindar, muhafazakar gibi konuşarak bizim algılarımıza göre konuşuyorlar..
Duygusal durumumuza, tanıdıklarımızdan gelen mesajlara, reklamlarda tadığımız yüzler bu yüzden oynatılır, beklentilerimize göre gelen mesajları öncelikle alırız.. Bize mesajı gönderen reklamcı ve siyasetçi bunları mesajına, reklamına, propagandasına yükleyerek bize ulaştırıyorlar ki.. Bizim algıda seçici davranışımıza göre kendi algısını yaratıyor… Böylece biz irademizi kullanamıyoruz, bizde algı yaratanların istediği gibi, irademizi onların istediğine göre kullanıyoruz.. Daha da kötüsü bunu kendi seçimimiz sanıyoruz.. Daha kötü ne derseniz, bazı cemaatlerde şeyh istişare uykusuna yattı, felanca zat, bazen bu bir melek bir peygamber bir cin olabiliyor.. Onlarla istişare etti ve şu partiye oy vermemiz, şu ürünü kullanmamız gerek diyerek.. Bu yöntemle Cemaatin lideri, şeyhi, mensuplarını adeta cemaatin irade kuklaları haline getirilmektedir.. Kısacası kendi algılarını yaratmak için, sahibinin sesi medya aracılıgıyla seçilenlerle ile bize ulaştırılan bilgi, haber, yorum, mesaj, propaganda, reklam ile medya, sosyal medya ile algılarımızla oynanmasına izin vermeyelim.. Aman dikkat, irade kuklası olmayın, iradenizi akılla, gerçek bilgiyle, haber ile kullanalım öneririm… Selam ve Sevgilerimle..
Hüseyin benek – 26.1.2026 – vatandasfikri.com
|