KÜRDÜN SORUNU, TÜRKÜN SORUNUDUR! Türkün Sorunu, Kürdün Sorudur!!
Her Ferdin Sorunu, T.C Vatandaşlarının ve Devletinin Ortak Sorunudur!!! Çözmek Sorumluluğumuzdur!!!
Kürt sorunu diye bir sorundan bahsedilir, ne kadarı yapaydır, ne kadar gerçektir, biraz düşünelim mi? Kürdün Sorunu, Türkün, Türkiye’nin Sorunudur; bunu anlamaya çalışalım mı?
Kürdün en büyük sorunu nedir derseniz, 2026 yılında aşiret bağlarını kıramamış olmalıdır derim.. Derebeylik, ağalık, aşiret reisliği ve bağı, modern cağın değil orta cağın yönetim, toplumsal yapısıdır.. Kürt kardeşlerimizin devletin yardımıyla da bu bağı kırmaları gerekir, kısmen kırılmıştır, daha alınacak çok yol vardır…
Sonra nedir dersek, gerçi her bölgede aşagı yukarı bu sorun vardır, Türkiye’nin bölgeler arası gelir dağılımı eşitsizliği derim, siz ne dersiniz bilemem… Bunu ise şöyle temellendirebilirim, tüketim harcaları üzerinden gelir dagılımı yapmak ne kadar doğrudur, bu tartışılır…
Son üç yılda Türkiye’deki hane halkı tüketim harcamalarının yüzde 24,9’u İstanbul bölgesinde, yüzde 15’i Ege bölgesinde, yüzde 12,1’i de Akdeniz bölgesinde gerçekleşmiş. Bu üç bölgenin ardından yüzde 11,1 ile Batı Anadolu dördüncü sırada, yüzde 10,9’la Doğu Marmara beşinci, yüzde 5,3’le Batı Marmara ve Güneydoğu Anadolu birlikte altıncı sırada, yüzde 4,5’le Batı Karadeniz sekizinci ve yüzde 3,9 ile Orta Anadolu dokuzuncu sırada, yüzde 3,1’le de Doğu Karadeniz bölgesi 10. sırada yer almış. 11. sırada yüzde 2,3’le Orta Anadolu bölgesi yer alıyor. Hane halkı tüketim harcamalarından en düşük payı ise yüzde 1,5 ile Kuzeydoğu Anadolu bölgesi almış, olduğu görülmektedir.. Bu sorun bazı bölgeler ve şehirler dışında ülkemizin genelinin sorunu olduğu görülüyor, çözüldükçe T.C vatandaşlarının sorunu çözülecektir, dikkat edin Kürt sorunu demiyorum, T.C vatandaşları diyorum… Ayrıca Irak da, Suriyede olduğu gibi Kürtler sadece ülkemizin dogusunda yaşamıyor, Bursa da, İstanbul da, Hatta Diyarbakır’dan daha çok İstanbul da yaşıyorlar… Ama bölgeler arası ekonomik eşitsizlikler kabul edilebilir seviyeye makul seviye neyse ona çekilirse, Büyük şehirlerde nüfus yıgılmasıda olmayacaktır…
Üçüncü soru ise, şiddete bulaşmış Kürt siyaseti, evet büyük sorun, onbinlerce vatandaş öldürüldü, ne yazıkki sorun daha da büyüdü, sorun demokratik hukuk zeminin de konuşarak çözülebilir.. Makul talepler, tarafların çözme amacıyla çözülebilir… Bu sorun, Kürt halkının adına degil, emperyalistlerin işin içine girmesiyle onların ulusal devletleri çökertme amacıyla başka bievreye girdi, biraz daha açmak gerekirse…
Irak ve Suriye de, emperyalist operasyonları yapan vekil savaşçıların çoğu kim, 18-19 bin tır silah kime verildiyse, kim emperyalist ülke bayrağının olduğu karakolda görev yapıyorsa, onlar emperyalistlerin adına savaşan vekil savaşcılarımıdır, Kürt kökenli T.C vatandaşlaradına mı? Kim bunlar? Emperyalist oyunlara düşmemeleri, Kürt kardeşlerimizden ricamızdır….
Başka bir Kürt, Türk, Türkiye sorunu ise mantık hatası sonucu ile ortaya çıkmaktadır..
Irak da, Suriye de, Kısmen İran da Kürtler sadece kendi bölgelerinde yaşıyorlar, oysa Türkiye de Kürtlerin eşit vatandaşlık hukuku var, yerleşim özgürlükleri var, kamu görevini girme hakları var.. Şimdi Irak ve Suriye de olduğu gibi özerk bir bölgesel yönetim talebi, Edirne’deki, İstanbul’daki, Ankara’daki, İzmir’deki Bursa’daki Mersin’deki Kürt vatandaşımızın huzurunu tehdit etmez mi? Bu soruyu şiddeti siyaset yapmış özellikle Kürt gruplara soruyorum… Son olarak..
Kim vatandaşlık hukukunu bozuyorsa o bu ülkede fitne çıkarıyor demektir, ister dindarlık adına, ister bir etnik grup adına, ister kamusal hizmetlerden ayrıcalıklı bir şekilde yararlanmak isteyenler olsun.. Bu ülkenin sorun kaynaklarıdır, bu kaynaklar eşit T.C vatandaşlık hukukuyla aşılmaktadır, aşılabilecektir. Aşılması dileğiyle Selam ve Sevgilerimle…
Fikri Adil vatandasfikri.com - 18.1.2026
Kaynaklar
1* https://bianet.org/yazi/resmi-verilerle-turkiyede-bolgesel-esitsizlikler-313635
|