|
 |
 |
| Genç Yazarlarımız |
|
| Reklam |
İMAN ETMEDİKCE CENNETE GİREMEZSİNİZ, BİRBİRİNİZİ DE SEVMEDİKCE İMAN ETMİŞ OLAMAZSINIZ!
H.z. Muhammed
Adrese Git |
|
|
|
| CHP ve YARGILAMALAR |
DÜN CHP ve CHP’LİLER YİNE MAHKEMEDELERDİ!!!
Duruşmada Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP Sancaktepe İlçe Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik hazır bulundu. Öte yandan başka dosyadan tutuklu Rıza Akpolat, Ekrem İmamoğlu, Baki Aydöner de duruşmaya SEGBİS üzerinden katıldı.
Savunmaları baştan sona dinledim, aslında ister dava açan kişi, ister bu davayı soruşturmaya konu edecek kadar önemli bulan iddia makamı, bu ifadeler ile dava acılamayacağını bilirler.. Dediklerini duydum, hediye paketleri gördüm, çanta elinde gördüm…
Kimden duydun, hediye paketini kim getirdi, kim verdi, kim aldı, canta gördüm içinde ne vardı, bu somut delile ulaşmayan davacının davasının kabul edilmesi, hukukun siyaseten zorlanması demek olacağı dava açılmadan düşünülmeliydi.. Tanıkların kendilerini savunurken biz suç işlemedik, neden kendimizi savunalım, türünden savunmalarına neden oldu ki.. Bu zorlama davaların hukuk sistemimize güveni azaltacağını düşünerek.. Kamuoyunda çokta tartışılmadan kapatılması, kamu ve hukuk yararı nedeniyle elzemdir… Bu arada temel hukuk mantığı üzere bir iki hatırlatmayla devam edelim…
Kanunilik ilkesi (Anayasa m.38) Anayasa en üst hukuk normlarıdır, bu nedenle tüm kişi ve kurumları baglar, bazı Anayasa mahkemesi kararlarının alt mahkemelerce uygulanmaması, hukuk alanında ki normlar ilişkisini bozmaktadır… Hukukun bozulması demek tuzun kokması demektir…
Masumiyet karinesi (Anayasa m.38 / AİHS m.6) Somut delillerle suçlu degilse, şüphe bile olsa somut delillerle kanıtlanmadıkça masumdur..
İspat yükünün iddia makamında olması, buda önemli bir hukuk kuralıdır, bu kural son zamanlarda o kadar tersine işletilmektedir ki, iddiasıyla dava açan kişi degil, suçlayan kişi degil suç delillerini getir demek yerine, suçlanan kişiye suçsuzluğunu kanıtla denmektedir.. Hukuk sistemimize olan güveni yok etmektedir…
Somut Delil Olmadan İddianame Düzenlenmesi Sorunu, Özgür Çelik, Ekrem İmamoglu ve Başka Belediye Başkanlarına Yönelik Davalar Bu tür davalarda sık görülen ortak hukuki sorunlar: Fiil ile suç tipi arasındaki bağın zayıflığını göstermektedir… Bu nedenle iddialar zorlamadır, denilebilir..
Somut, maddi ve denetlenebilir delil zorunluluğu, bu temel hukuk kuralınında yok sayıldığına tanık oluyoruz… Gördüm, duydum, öyle sanıyorum ile iddianame, suçlama olurmu? Bu tür yargılamalar nasıl ceza verilecek, nitekim verilemiyor ama 300 gün içerde tutulabiliyor..
Şüpheden sanık Yararlanır (in dubio pro reo), Bu temel ilke de, siyasi kimlikten bağımsız olarak herkes için bağlayıcıdır. Size soruyorum siyasetten bagımsız düşünelim, hukukcular iki defa bagımsız düşünsün… Kanunsuz, somut delilsiz suç ve yargılama nasıl oluyor?
İddianamede: “Ne zaman, nerede, nasıl” sorularının net cevaplanmaması hukuk mantığı acısından sorunlu bir iddianameye neden olmaktadır… Siyasal faaliyetin: Ceza hukukuna konu edilmesi ise ayrı bir demokratik hukuk sorununa nende olamaktadır…
AİHM içtihadı açıktır: “Siyasi faaliyet, ancak açık ve yakın bir tehlike oluşturuyorsa cezalandırılabilir.” Kaldıki bu olayların çıkış nedeni parti yarışlardır, kamusal veya sistemsel bir sorun yoktur.
Buradan iddianame veya dava çıkacaksa, Kongre iradesini sakatlayan somut ve ağır usulsüzlük Sonuca etkili hukuka aykırılık gerekmez mi? Şekli eksiklikler veya yoruma dayalı iddialar butlan sebebi olmamalıyken, nasıl bir anlayış ile 5000 polisle ülkemizin ana muhalefet partisi, yarının iktidar partisi, son seçimlere göre Türkiye’nin birinci partisi il başknlığına kayyum atabiliyor.. Ana muhalefet partisi mensupları bu mesnetsiz iddialarla, mahkeme mahkeme dolaşmak zorunda bırakılıyor… O zaman bu tutuklamalar, bu kayyım atamalar ne demektir? Hukuk sisteminin siyasileşmesi, demokratik cogulculuğun, rekabetin yok sayılması demektir, de denilebilir…
Bu nedenle: Delil içermeyen, Tanık anlatımıyla sınırlı, Varsayım ve siyasi değerlendirmeye dayanan iddialarla, hukukun konusu olmadan iki kere daha düşünülmedir. Kayyum veya butlan kararı verilmesi, derneklerde belki oda istisnai bir yol olmalıdır.
Nihai Olarak Özetleyecek Olursak…
Seçim kurullarının denetiminden geçmiş bir siyasi parti kongresine ilişkin uyuşmazlıklarda, genel mahkemelerin kayyum veya butlan yoluyla müdahalesi anayasal yetki aşımıdır.
Ceza mahkemeleri, siyasi faaliyeti suç haline getirecek şekilde seçim sonuçlarını dolaylı olarak hükümsüz kılamaz, kılması demokratik siyasal işleyişe yargı müdahalesi diye algılanabilir.
Bu tür uygulamalar: Hukuk devleti ilkesini Seçme–seçilme hakkını, demokratik işleyişi, Siyasi çoğulculuğu zedeleyici nitelikte olup, adaletten uzaklaşan yargı ve hükümet algısını güçlendirerek, uzun vadede toplumsal barışı tehdit eden yol ve yöntemleridir… İktidarı ele geçiren gruplar bu konu üzerine daha dikkatli durmalıdır, düşünmelidir. Herkes bilir ki Mülkün Temeli Adalettir, Bu Adalet Kantarının Ayarını Bozmamak gerekir.. Burada Mülk Devlettir… Selam ve Sevgilerimle
Fikri Adil Vatandasfikri.com 14.1.2026 – vatandasfikri.com
|
| |
|
|
|
| Reklam |
“Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur."
M.Kemal Atatürk
Adrese Git |
|